Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Çalışma Saatleri : Pazartesi <> Cuma - 09:00 'dan 17:00' a kadar.
  İletişim : +9 0212 225 20 49

Kırık ve Çıkık Tedavi

kirik-cikik-tedavi

Kırıkları oluşları itibariyle üç grupta toplayabiliriz.

  • Kayak kayan bir sporcu iniş sırasında ters bir şekilde düşerse birinci gruptan bir kırıkla karşılaşacaktır. Bu kemiğin doğrudan yada dolaylı bir şekilde aşırı gerilim yada darbe sonucu kırılmasıdır.
  • İkinci tür kırık nedeni herhangi bir dış etkene dayanmayan kemiğin patolojik yapısından oluşan kırıklardır. Genellikle yaşlılarda ve kadınlarda rastlanılan osteoporoz nedeniyle zayıflayan kemiklerin kırılmasına patolojik kırıklar denir.
  • Üçüncü nedense aşırı zorlama yada ufak darbelerin hep aynı noktaya olması sonucu zamanla oluşan kemik zayıflamalarında rastlanır. Koşu yapan bir kişi aşırı zorlama sonucu bir darbe almaksızın da bir kırıkla karşılaşabilir.

İyileşme süreci kırığın oluşması anında başlayan otomatik bir süreçtir. Ve üç aşaması vardır.

  • İlk önce kırığın etrafında bir kan pıhtısı oluşur. Kırık anında kemik içinden gelen bir akıntının sonucudur bu. Bu kanama önce hematon denen bir şişliğe neden olur. Ve pıhtılaşma bundan sonra gerçekleşir.
  • Birkaç gün içinde fibroblast denen kalıcı ve temel bağ doku hücreleri kan pıhtısında oluşur ve kan pıhtısı fibrokolajen bir dokuya dönüşür.
  • Üçüncü aşamada bu doku kırık kemiğin kaynamasına neden olan kemiksi bir hale gelir. Madeni tuzlarla güçlenen bu doku kırıkların uçlarını birleştirir. Başlangıçta süngersi bir dokudur zamanla tam bir kemik sertliğine ulaşır. Bu sırada kırık kemik uçları hareket ettirilmemeli ve üzerine yük bindirilmemelidir.

Kırık Tedavisi

Bazı hallerde doktor kırığı sabitleştirmez, sadece ağrıyı kesici önlemler alır. Topuk çevresinde köprücük kemiği ve kaburga kırıklarında yapılan budur.

Tedavinin amacı hastanın bir an önce normal harekete kavuşmasını sağlamaktır. Kırık kemik uçları doğru düzlemde birleştirilmelidir. Bir kırık vakası karşısında doktor önce kemiğin durumunu sağlıklı olarak tespit ederek, eklem yüzeylerini düzgün bir şekilde bir araya getirmek için elle girişim yada traksiyon uygulayabilir. Kemiği yerleştirmek kırık sonucu yerinden oynayan kemiği yerine yerleştirmektir. Kırığın sağlıklı olarak iyileşebilmesi, kırık uçların birbirine tam bir uyumla karşı karşıya getirilmesi halinde mümkündür. Çoğu durumda bunun için cerrahi bir durum gerekmez. Kemiklerin uc uca getirilmesi sırasında lokal anestezi yoluna başvurulabilir. Kemiğin doğru yerleşip yerleşmediği röntgen vasıtası ile tespit edilir.

Kemik yerleştirildikten sonra sabitleştirilir. Kırık kaynamadan önce kemiğin hareket etmesi halinde kaynama yanlış olur buda bir deformasyon ve sakatlık bırakır. Sabitleştirme işlemi dışarıdan yada içerden yapılabilir. Dışarıdan yapılan sabitleştirmede son yüzyılda plastik alçı kullanılmaktadır. Alçı basit kırıklarda en sık kullanılan yöntemdir.

Bazı hallerde alçı en iyi çözüm olmayabilir. Kırığın yakınında açık bir yara olması halinde bu yaranın alçı ile kapanması sakıncalıdır. Yaradaki gelişmenin kontrol altında tutulması için açık olması gerekir aksi takdirde alçı bir enfeksiyona yol açabilir. Enfeksiyonlar iyileşmeyi geciktirirken, iltihabın tehlikeli biçimde kemik iliğine işlemesine neden olabilir.

Bazı kırıkların çivi, vida, platin türü plaka ile içerden sabitlenmesi de gerekebilir. Bunlar ameliyat sonucu konulan destekler sayesinde kemik kaynayıncaya kadar içerden sabitlenmesi gereken hallerdir. Mutlaka ameliyat gerektiren bu hallerde kesin iyileşme daha uzun sürede olur. Kemiğin kaynamasından sonra özel bir rahatsızlık nedeni olmuyorsa, bu parçalar vücutta kalabilir. Rahatsızlık meydana getirdiği takdirde vücuttan çıkarılır.

Kafatası beynin bir zırhı gibidir. Kafatası kemiklerinde oluşacak bir kırık beyinde zedelenme yapması açısından önem taşır. Bu nedenle de nörolojik müdahale, kırıkla ilgili müdahaleden önce dikkate alınır.

Kafatası travması geçirmiş bir hastanın konuşma ve hareket yetenekleri doktor tarafından kontrol edilerek hastanın nörolojik durumu saptanır. Henüz belirgin bir araz görülmese bile tarama yoluyla bir lezyon olup olmadığı araştırılır. Ne var ki tarama yönteminde bir sonuç alınabilmesi lezyonun bölgesine göre değişir, çünkü bazı damarlardaki hasar ilk anda belli olmaz.

Kafatası kırıkları iki türlüdür. Yüzeysel olabilir bu takdirde kırık kafatasında bir çizgi halinde görülür. Kafatasında çizgi halinde ki yüzeysel bir kırık muhtemelen ciddi bir durum değildir. Ama yine de beyne etkisi olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü böyle bir tehlikenin varlığı ilk anda önemli bir belirti göstermeyebilir. Hastanın durumunda ciddi bir araz görülmese bile durumun ciddiyetine göre hasta 24 saat ile 48 saat arasında gözlem altında tutulmalıdır. Beynin etkilenmediği hallerde kırıklar iyileşmeleri için kendi haline bırakılır.

Çöküntülü kırıklarda kemiğin beyni zedelemiş olması ihtimali daha kuvvetlidir. Çöküntülü bir kırık genellikle tehlikeli bir durumun ilk işaretidir. Kemik eğer beyne bir zarar verdiyse konuşma ve hareketlerde aksaklıklar görülür.

Bel kemiğindeki kırıklara gelince, bu kırıklarda kalıcı ve ciddi arazlar söz konusudur. Tedavinin amacı omurilikte sinirleri korumaktır. Bel kemiği omur kemikleri ve süngerimsi disklerden oluşur. Omur iliği merkezi sinir sisteminin bir parçası olup, bel kemiğinin ortasında ki bir kanala yerleşmiştir. Omur sinirleri her omurun yan bölümünde yer alan deliklerden geçer ve çevrel sinir sistemini oluşturur. Bu sinirler omur iliğin sinirleri kadar hassas değildir.

Genellikle yaşlılarda sık rastlanan bir kırıkta kalça kırıklarıdır. Yaygın bir kanıya göre bu kırıkların nedenleri kaygan yollar değildir. Bu tür kırıkların çoğu sabah erken saatlerde yaşlılar yataktan kalktıktan hemen sonra olur. Uyku sersemliği, görme bozuklukları ve alaca karanlık bu kazaların başta sayılabilecek nedenleridir. Gerek yaş gerekse kırık kemiğin yeri iyileşmeyi güçleştiren unsurlardır. Fizik tedavi uzmanı hastanın hareket yeteneğini saptar. Yatakta dönüp dönemediği, yardımsız kalkıp kalkamadığı, bir aygıt yardımıyla yürüyüp yürüyemediği, hareket halinde ağrılarının nerede olduğu ve hangi hareketleri yapabildiği saptandıktan sonra duruma ve ameliyatın ayrıntılarına en uygun tedavi kararlaştırılır. Haftada 5 gün 45 dakikadan 75 dakikaya kadar değişen fizik tedavi seansları uygulanır.

Aşırı zorlanma nedeniyle oluşan kırıklar, dış darbeyle oluşan kırıkların aksine uzun süre devam eden ufak darbelerin sonucudur. Aşırı ve yorucu idman yapan bir uzun mesafe koşucusu fazla zorlanmadan ötürü böyle bir kırıkla karşılaşabilir. Tenis, kayak, yüzme gibi sporlarda da benzeri kırıklara rastlanır.

Kırıkların çoğunun bir kaza sonucu olduğu düşünülürse bunlara karşı önlem almanın güçlüğü ortadadır. Ama dikkatli ve sürekli idman ve egzersizlerle kemikleri güçlendirmek mümkündür. Dengeli ve sağlıklı bir beslenmenin de kemikler için önemini göz ardı etmemeliyiz.

Çıkık ve Çıkık Çeşitleri

Hareket etmemizi sağlayan eklemler,kemiklerin birbirlerine bağlandıkları yerlerdir. Eklemleri oluşturan kemik parçalarının ayrılmasına çıkık denir. Çıkılar, genellikle basit girişimlerle tedavi edilebilir.
Çıkık eklem görevini yapamaz ve ağrır. Eklemin çevresindeki beden bölgesi doğal biçimini yitirir. Eklem yuvasından çıkan kemik, yakındaki bir sinire baskı yaparsa, ağrı dayanılmaz hale gelir.
Aşağı yukarı bütün eklemlerle çıkık olabilir, ama bazılarında çıkığa daha sık rastlanır. Önemli olan, eklemin hareketliliği, çevresindeki destekleyici dokuların, bantların, kasların, kas kirişlerinin gücüdür. Sözgelimi, kalça eklemi gibi çok güçlü kaslarla ve bol miktarda dokuyla desteklenen bir eklemde çıkık olasılığı, omuz ve parmak eklemleri gibi daha hareketli eklemlerden azdır.
Çıkıktan kuşkulanıldığında, zaman geçirmeden doktora gitmek gerekir.Doktor olmayanlarca yapılan girişimler çıkığı iyileştirmek yerine, daha ciddi sorunlara yol açabilir. Öte yandan, çıkığın üzerinden 24 saat geçtiğinde kirişler kısalmaya başladığından, kemiklerin yerine oturtulması zorlaşmaktadır.

Omuz

Omuz eklemi, kol kemiği ile kürek kemiğini birleştirir. Eklem, bir küre ile oyuktan oluşur. Kol kemiğinin yuvarlak başı, kürek kemiğinin çukuruna oturur. Bu biçimi, kolumuzu her yöne oynatabilmemizi sağlar, ama aynı nedenle üst kol kemiğinin kürek kemiği yuvasından çıkması da oldukça kolaydır. kol kemiğinin başı yerinden çıkarken dört yöne doğru yer değiştirebilir. Eklemin önüne, arkasına, altına ve üstüne omuz çıkıklarının %90′ ı öne çıkıklar dır.
Kemiği yerine yerleştirmek için hasta, yatağa yatırılır. Ayak ucuna geçen doktor bir ayağını destek almak için hastanın koltuk altına yerleştirip hastanın elini sıkıca tutar, kolu içe doğru çevirerek aşağı çeker. Kemik başı küçük bir çıtırtıyla yerine girer ve hastanın ağrısı hemen hafifler. Çok ağrılı hastalarda, işlemin anestezi altında yapılması gerekebilir.

Kalça

Kalça ekleminde de omuz eklemi gibi, küre biçimindeki kemik başı bir oyuğa yerleşmiştir. Küreyi uyluk kemiğinin başı, oyuğu ise kalça kemiğinin çukur bir parçası yapar. Bedenin güçlü eklemlerinden biri olan kalça ekleminde çıkık olması için güçlü bir darbe olması gerekir. Kalça çıkıklarının çoğu, trafik kazası gibi bir olay sonucu dizin hızla öndeki bir yere vurmasıyla ortaya çıkar. Kemik başı öne,arkaya ya da kalça kemiğini delip geçerek karın içine girebilir. En sık görüleni arkaya çıkıktır.
Arkaya çıkıkta diz hafif bükük ve bacak içe dönüktür. Öne çıkıkta ise diz dışa döner. Bacağı oynatmak zorlaşır. Bacak kolay oynatılıyorsa, bir kemik kırığı olduğunu gösterir. Kalça çıkığı hastanelerde anestezi altında düzeltilir.

Doğuştan Kalça Çıkığı

Bazı çocukların kalça eklemleri doğuştan çıkıktır. Bu kalıtsal özellik gösteren bir bozukluktur ve kızlarda, erkeklerden daha sık rastlanır.
Doğuştan kalça çıkığında erken tanı ve özel olarak hazırlanmış bebek atelleri ile çocuk, ömür boyu topal kalmaktan kurtarılır. Üç aylıktan büyük çocuklarda tedavi güçtür. O yüzden, her çocuğun doğumdan sonra kalçasında çıkık olup olmadığına bakılması gerekir. Bu muayeneden geçirilip geçirilmediği bilinmeyen çocukları en kısa zamanda bir doktora göstermek akıllıca olur. Ömür boyu sürecek ve ciddi bir topallık yapacak bu bozukluk, çocuk küçükken anlaşılırsa, tam anlamıyla iyileştirilir.

Boyun

Boyun omurları, omurganın en oynak bölümü olduğundan, kolayca çıkarılabilir. Boyundaki bir çıkık, omuriliği zedeleyeceği için, hemen tedavi edilmezse, bacaklarda ve kollarda felce neden olabilir. Bu kadar ağır sonuçlara yol açan boyun çıkıları, daha çok spor kazalarında olur. Kazadan sonra hasta ayağa kalkamıyorsa ve kollarında ya da bacaklarında uyuşma ya da felçten söz ediyorsa, önemli bir boyun çıkığı söz  konusudur. Yapılacak tek yardım, başı ve boynu hiç oynatmadan hastayı en yakın hastaneye götürmektir.

Dirsek

Dirsek çıkığı genellikle kol gerginken üstüne düşme sonucu olur. Eklem çevresindeki sinir ve damarlar da zedelenmişse, hasta çok ağrı duyar. Tedavi, en çok 12 saat içinde çıkık kemiğin, anestezi altında yerine oturtulmasıdır.

Parmak

Çıkmış bir parmak öteki parmaklardan daha kısa görünür, şişer ve ağrı yapar. Eklemin yerine oturması için parmak düz tutularak çekilir. Dokular iyileşinceye kadar parmağın atelle hareketsizleştirilmesi yararlı olur.

İyileşme

Her çıkıkta çevredeki dokular zedelenir. Bu nedenle de kemiğin yerine oturtulmasıyla rahatsızlık tam olarak geçmez. Eklemin normal hareketliliğini kazanması için  çevre dokularının tümüyle iyileşmesi gerekir. Bu aşamada fizik tedavi yararlı olur, eklemin hızla eskisi gücünü kazanmasını sağlar, iyi bakılmış bir çıkık hiçbir iz bırakmadan iyileşir.

Close